İçeriğe geç
ANKARAÇocuk Ergen Psikiyatristi Randevu Al
Rehber

Ergenlik dönemindeki sıkıntılar: değişimi anlamak

Ergenlik, bir kapıdan geçmek gibi değil, uzun bir köprüden yürümek gibidir. Bu köprüde sallantılar olağandır; ama bazı sallantılar el uzatılmasını gerektirir.

Ergenlik dönemindeki sıkıntılar: değişimi anlamak için anne ile oğlu mutfakta rahat bir sohbet gerçekleştiriyor.

Bir sabah uyanıyorsun ve aynadaki yüz sana biraz yabancı geliyor. Dün eğlenceli bulduğun şeyler bugün çocukça görünüyor. Ailenin her sorusu bir sorgu gibi geliyor, arkadaşlarının ne düşündüğü ise her şeyden önemli. Bir an kendini dünyanın en güçlü insanı gibi hissederken bir sonraki an her şeyden vazgeçmek istiyorsun.

Eğer bu satırlar tanıdık geliyorsa, büyük ihtimalle ergenlik döneminin tam ortasındasın. Ya da bir ebeveyn olarak, birkaç yıl önce kucağınıza koşan çocuğunuzun neden artık kapısını kapattığını anlamaya çalışıyorsunuz. Bu yazı, ergenlikte neler olduğunu hem gençlerin hem ailelerin gözünden anlatmak ve hangi zorlukların olağan, hangilerinin destek gerektirdiğini ayırt etmeye yardımcı olmak için yazıldı.

Ergenlik ne zaman başlar, ne zaman biter?

Ergenlik genellikle on ile on iki yaşları arasında bedensel değişimlerle başlar. Kızlarda bu değişimler erkeklere göre biraz daha erken ortaya çıkar. Bitişi ise keskin bir çizgiyle belirlenemez; bedensel gelişim on sekiz yaş civarında büyük ölçüde tamamlansa da beyin gelişimi ve kimliğin oturması yirmili yaşların ortalarına kadar sürer. Bu nedenle bugün ergenlik, kabaca on ile yirmi dört yaş arasına yayılan uzun bir geçiş dönemi olarak düşünülür.

Bedende neler oluyor?

Ergenliğin ilk ve en görünür işareti bedensel değişimlerdir. Boy hızla uzar, beden şekli değişir, hormonlar devreye girer. Sivilceler çıkar, ses değişir, terleme artar. Bu değişimler herkeste aynı zamanda ve aynı hızda olmaz. Bir sınıfta bazı gençler çoktan yetişkin gibi görünürken diğerleri hâlâ çocuk görünümündedir.

Bu farklılık, gençlerin kendilerini sürekli yaşıtlarıyla karşılaştırmasına yol açar. Erken gelişen bir genç kız, bedenine yöneltilen bakışlardan rahatsız olabilir. Geç gelişen bir genç erkek ise arkadaşlarının arasında kendini küçük ve yetersiz hissedebilir. Bedensel değişimlerle ilgili kaygılar, beden algısı ve yeme alışkanlıkları üzerinde de etkili olabilir. Bu konuyu ergenlerde beden algısı ve yeme sorunları yazımızda ayrıntılı olarak ele aldık.

Beyinde neler oluyor?

Ergen beyni, yıllar süren büyük bir yeniden yapılanma sürecinden geçer. Kullanılmayan bağlantılar budanır, sık kullanılanlar güçlenir. Bu süreçte beynin farklı bölgeleri farklı hızlarda gelişir:

  • Duygu ve ödül sistemi erken ve hızlı gelişir. Bu yüzden gençler duyguları daha yoğun yaşar, yeni ve heyecan verici deneyimlere daha çok ilgi duyar.
  • Planlama, dürtü kontrolü ve sonuçları öngörme gibi işlevlerden sorumlu ön bölgeler ise daha yavaş gelişir ve olgunlaşması yirmili yaşları bulur.

Bu gelişim farkı, ergenlerin neden bazen düşünmeden hareket ettiğini, neden arkadaşlarının yanında daha çok risk aldığını ve neden duygusal tepkilerinin bazen ölçüsüz göründüğünü kısmen açıklar. Bu bir karakter kusuru değil, beynin gelişim takviminin doğal bir sonucudur. Aynı zamanda bu dönem, beynin öğrenmeye en açık olduğu dönemlerden biridir; yeni beceriler, ilgiler ve alışkanlıklar bu yıllarda kolayca kök salar.

Duygularda neler oluyor?

Ergenlikte duygular hızla değişebilir. Bir gün coşkulu, ertesi gün kırgın, bir saat sonra öfkeli olmak bu dönemde sık görülür. Gençler duygularını tanımlamakta ve ifade etmekte zorlanabilir; “bilmiyorum” ve “hiçbir şey” yanıtları çoğu zaman gerçekten ne hissettiklerini bilemediklerini gösterir.

Utanç, ergenlikte özellikle güçlü bir duygudur. Başkalarının gözünde nasıl görünüldüğü çok önem kazanır. Gençler sanki sürekli bir sahnedeymiş ve herkes onları izliyormuş gibi hissedebilir. Bu “hayali seyirci” duygusu, küçük bir hatanın bile büyük bir rezalet gibi yaşanmasına yol açar.

İlişkilerde neler oluyor?

Aileyle

Ergenlik, gencin aileden psikolojik olarak ayrışmaya başladığı bir dönemdir. Gençler kendi fikirlerine, kararlarına ve mahremiyetlerine sahip olmak ister. Bu ayrışma ebeveynlere bir reddediliş gibi gelebilir; oysa sağlıklı bir yetişkinliğe geçişin vazgeçilmez bir adımıdır. Gençler aileden uzaklaşıyor gibi görünse de ailenin desteğine hâlâ çok ihtiyaç duyar; yalnızca bu desteği farklı bir biçimde, daha az müdahaleci ve daha saygılı bir biçimde isterler.

Arkadaşlarla

Arkadaşlar, ergenlikte gencin dünyasının merkezine yerleşir. Arkadaş grubuna kabul edilmek, gencin kendini değerli hissetmesinin önemli bir kaynağı olur. Bu yüzden arkadaşlık sorunları, dışlanma ya da akran zorbalığı ergenlerde çok derin izler bırakabilir.

İlk romantik ilgiler

Ergenlik, romantik duyguların ve ilişkilerin ilk kez yaşandığı dönemdir. Bu duygular heyecan verici olduğu kadar kafa karıştırıcı ve kırılgan da olabilir. İlk ayrılıklar, gençler için yetişkinlerin tahmin ettiğinden çok daha acı verici olabilir.

Kimlik arayışı: “Ben kimim?”

Ergenliğin belki de en temel görevi, “Ben kimim?” sorusuna yanıt aramaktır. Gençler farklı tarzlar, müzikler, fikirler ve arkadaş grupları deneyerek kim olduklarını keşfetmeye çalışır. Bu deneme yanılma süreci ailelere bazen kafa karıştırıcı görünebilir; bir dönem bir şeye tutkuyla bağlanan genç, birkaç ay sonra tamamen başka bir ilgiye yönelebilir. Bu değişkenlik, kimlik oluşumunun doğal bir parçasıdır.

Okul ve gelecek kaygısı

Ergenlik, eğitim yaşamının en yoğun dönemlerine denk gelir. Lise giriş sınavları, üniversite sınavları, meslek seçimi gibi büyük kararlar, henüz kim olduğunu tam bilmeyen bir gencin omuzlarına büyük bir yük bindirir. Bu yük, kaygı, uyku sorunları ve tükenmişliğe yol açabilir.

Olağan zorluklar ve uyarı işaretleri

Ergenlikte yaşanan zorlukların çoğu gelişimin doğal parçasıdır ve zamanla, ailenin ve çevrenin desteğiyle aşılır. Ancak bazı işaretler, bir uzmana danışmanın yararlı olacağını gösterir. Aşağıdaki tablo bu ayrımı yapmaya yardımcı olabilir:

Olağan sayılabilecekDestek gerektirebilecek
Birkaç gün süren mutsuzlukİki haftadan uzun süren mutsuzluk ya da öfke
Aileyle daha az vakit geçirme isteğiHerkesle bağın kopması, tamamen içe kapanma
Geç yatma eğilimiUykunun tamamen bozulması, gün boyu yorgunluk
Sınav öncesi gerginlikOkula gitmeyi engelleyen yoğun kaygı
Görünüşe ilgi artışıYemeyi kısıtlama, kusma, aşırı egzersiz
Ara sıra kapanan kapıKendine zarar verme izleri, ölümden söz etme

Uyarı işaretleri arasında okul başarısında ani ve belirgin düşüş, eskiden sevilen etkinliklerden tamamen çekilme, madde kullanımı, yoğun öfke patlamaları ve tehlikeli davranışlar da sayılabilir. Bu işaretlerden biri ya da birkaçı varsa, beklemek yerine bir çocuk ve ergen psikiyatristiyle görüşmek doğru olur. Özellikle depresyon belirtileri ergenlikte kolayca gözden kaçabilir; bunun için ergen depresyonunun gözden kaçan işaretleri yazımıza da göz atabilirsiniz.

Gençlere birkaç söz

  • Yaşadığın duygusal dalgalanmalar, değişen bir beynin ve bedenin doğal sonuçlarıdır; “bozuk” olduğun anlamına gelmez.
  • Duygularını anlatmak için doğru sözcükleri bulamıyorsan, yazmayı, çizmeyi ya da müzik dinlemeyi dene.
  • Güvendiğin en az bir yetişkin bulmak, zor zamanlarda büyük fark yaratır. Bu bir ebeveyn, bir öğretmen ya da bir akraba olabilir.
  • Uyku, hareket ve gerçek arkadaşlıklar, bu fırtınalı dönemde en güçlü dayanaklarındır.
  • Bir şeyler seni uzun süredir zorluyorsa yardım istemek bir zayıflık değil, cesaret işidir.

Ebeveynlere birkaç söz

  • Gencinizin uzaklaşmasını kişisel bir reddediliş olarak algılamamaya çalışın; bu, büyümenin doğal bir parçasıdır.
  • Konuşmak için uygun anları yakalayın: arabada yan yana otururken, birlikte yemek hazırlarken. Yüz yüze “ciddi konuşmalar” çoğu zaman gençleri kaçırır.
  • Dinlemeye, öğüt vermekten daha çok zaman ayırın.
  • Net ama esnek sınırlar koyun; güvenlikle ilgili konularda kararlı, diğer konularda pazarlığa açık olun.
  • Kendi stresinizi de yönetin; sakin bir ebeveyn, gencin fırtınasında bir liman olur.

Gencinizle iletişimi güçlendirmek için ergenle iletişim yazımıza ve ebeveyn danışmanlığı sayfamıza da bakabilirsiniz.

Ergenliğin güçlü yanları

Ergenlik çoğu zaman yalnızca sorunlarla anılır. Oysa bu dönem aynı zamanda yaratıcılığın, idealizmin, cesaretin ve öğrenme kapasitesinin zirve yaptığı bir dönemdir. Gençler adalet duygusuyla dünyayı sorgular, yeni fikirler üretir, tutkuyla bağlandıkları şeyler için büyük bir enerji harcar. Ergenliği yalnızca atlatılması gereken bir dönem olarak değil, bu güçlü yanların desteklenmesi gereken bir fırsat olarak görmek, hem gençlerin hem ailelerin bu yolculuğu daha keyifli geçirmesini sağlar.

Sık sorulan sorular

Ergenlikte ruh hâli değişiklikleri ne zaman endişe vericidir?

Ruh hâli değişiklikleri haftalarca sürüyorsa, okul, arkadaşlık ve aile yaşamını belirgin biçimde etkiliyorsa ya da kendine zarar verme düşünceleri eşlik ediyorsa bir uzmana danışmak gerekir.

Gencim hiçbir şey anlatmıyor; bu olağan mı?

Ergenlerin ailelerine eskisinden daha az şey anlatması olağandır. Ancak gencin hiç kimseyle, arkadaşlarıyla bile iletişim kurmaması ya da belirgin biçimde içe kapanması dikkat edilmesi gereken bir işarettir.

Ergenlik krizleri kendiliğinden geçer mi?

Olağan ergenlik zorlukları zamanla ve destekle hafifler. Ancak depresyon, kaygı bozukluğu ya da yeme bozukluğu gibi durumlar kendiliğinden geçmeyebilir ve tedavi gerektirir.