Travma nedir?
Travma, kişinin kendi yaşamını ya da bedensel bütünlüğünü, ya da yakınlarının güvenliğini tehdit eden, yoğun korku ve çaresizlik yaratan olaylardır. Deprem, sel ve yangın gibi afetler, trafik kazaları, şiddete maruz kalmak ya da tanık olmak, cinsel istismar, ani ve beklenmedik kayıplar, ağır hastalıklar ve tıbbi müdahaleler, akran zorbalığının ağır biçimleri ergenlerde travmatik yaşantılar arasında yer alır.
Bu tür bir olay yaşayan herkes travma sonrası stres bozukluğu geliştirmez. Pek çok genç, olaydan sonraki haftalarda yoğun tepkiler gösterir ve bu tepkiler zamanla, sevdiklerinin desteğiyle azalır. Ancak bazı gençlerde belirtiler geçmez, aksine yerleşir ve günlük yaşamı zorlaştırır. İşte o zaman travma sonrası stres bozukluğundan, kısaca TSSB'den söz edilir.
Olay bitti, ama zihin bitmedi
Belki aylar önce yaşadığın bir şey hâlâ peşini bırakmıyor. Gözünü kapattığında o anlar canlanıyor, bir ses ya da koku seni bir anda oraya geri götürüyor. Geceleri kâbuslarla uyanıyorsun. O olaya benzeyen her şeyden uzak duruyorsun. Her an tetikte gibisin; en küçük ses seni yerinden sıçratıyor.
Bu tepkiler, beynin tehlike sisteminin “Tehlike geçti” bilgisini alamamasıyla ilgilidir. Beyin, olayı geçmişe ait bir anı olarak kaydetmek yerine, sanki hâlâ sürüyormuş gibi işlemeye devam eder. Bu senin güçsüzlüğün değil, beynin seni korumak için aşırı çalışmasıdır.

Ergenlerde TSSB belirtileri
TSSB belirtileri dört grupta toplanır:
1. Yeniden yaşama
- İstemsizce zihne gelen, rahatsız edici anılar ve görüntüler
- Olayla ilgili kâbuslar
- Olay yeniden oluyormuş gibi hissettiren anlar
- Olayı hatırlatan bir şeyle karşılaşınca yoğun duygusal ve bedensel tepkiler: çarpıntı, terleme, titreme
2. Kaçınma
- Olayı düşünmekten ya da konuşmaktan kaçınma
- Olayı hatırlatan yerlerden, insanlardan, etkinliklerden uzak durma
3. Düşünce ve duygularda olumsuz değişiklikler
- Olayın bazı bölümlerini hatırlayamama
- “Benim suçum”, “Hiçbir yer güvenli değil”, “Kimseye güvenilmez” gibi kalıcı olumsuz inançlar
- Süregen korku, öfke, suçluluk ya da utanç
- Eskiden sevilen etkinliklere ilginin azalması, insanlardan kopukluk hissi
- Olumlu duyguları hissetmekte zorlanma
4. Aşırı uyarılmışlık
- Sürekli tetikte olma, irkilme tepkisinin artması
- Uyku sorunları
- Dikkat ve odaklanma güçlüğü
- Öfke patlamaları, sinirlilik
- Riskli ya da kendine zarar veren davranışlar
Ergenlerde bu belirtilere okul başarısında düşüş, madde kullanımı, aile içinde çatışmaların artması ve geleceğe dair umutsuzluk da eşlik edebilir. Bazı gençler, travmanın etkisiyle daha küçük yaşlara özgü davranışlara geri döner ya da tam tersine, yaşından büyük sorumluluklar üstlenmeye çalışır.
Kimler daha çok risk altında?
Travmanın şiddeti ve süresi, olaya ne kadar yakından maruz kalındığı, olay sırasında yaşanan çaresizlik duygusu, daha önceki travmalar, önceden var olan kaygı ve depresyon, olay sonrasında yeterli destek alınamaması ve olayın ardından süren zorluklar, örneğin evsiz kalma ya da bir yakını kaybetme, TSSB riskini artırır. Ailenin ve çevrenin olay sonrasında sağladığı güvenli, sakin ve destekleyici ortam ise en güçlü koruyucu etkendir.
Ne zaman yardım istemelisin?
Olaydan sonraki ilk haftalarda yoğun tepkiler olağandır. Ancak şu durumlarda bir çocuk ve ergen psikiyatristiyle görüşmek gerekir:
- Belirtiler bir aydan uzun sürüyorsa
- Okula gitmek, arkadaşlarla görüşmek ya da günlük işleri yapmak çok zorlaşmışsa
- Uyku ve iştah uzun süredir bozuksa
- Kendine zarar verme ya da yaşamaktan vazgeçme düşünceleri varsa
- Alkol ya da madde kullanımı başladıysa
Kendini güvende hissetmediğin bir anda beklemeden güvendiğin bir yetişkine anlat ya da 112'yi ara.
Değerlendirme
Değerlendirme, gencin kendini güvende hissettiği, hiçbir şeyi anlatmaya zorlanmadığı bir ortamda yapılır. Olayın ayrıntılarına hemen girmek gerekmez; önce belirtilerin neler olduğu, günlük yaşamı nasıl etkilediği ve gencin şu anda güvende olup olmadığı ele alınır. Aileyle ayrıca görüşülür. TSSB'ye sıklıkla depresyon, kaygı bozuklukları ve dikkat güçlükleri eşlik eder; bu durumlar da değerlendirilir.
Gencin hâlâ süren bir tehlike içinde olup olmadığı, yani istismar ya da şiddet ortamının devam edip etmediği, değerlendirmenin en öncelikli sorusudur. Böyle bir durum varsa önce güvenliğin sağlanması gerekir.
Tedavi
TSSB, tedaviye iyi yanıt veren bir durumdur. Ergenlerde en güçlü kanıta sahip yöntemler travma odaklı terapilerdir.
Travma odaklı bilişsel davranışçı terapi
Bu yöntem, adım adım ilerleyen yapılandırılmış bir terapidir:
- Travmaya verilen tepkilerin olağan olduğunu öğrenmek
- Gevşeme ve duygu düzenleme becerileri kazanmak
- Duyguları tanımak ve ifade etmek
- Düşünceler, duygular ve davranışlar arasındaki bağı anlamak
- Travma anlatısını, gencin hazır olduğu hızda ve güvenli bir biçimde oluşturmak
- “Benim suçumdu” gibi travmaya bağlı olumsuz inançları ele almak
- Kaçınılan durumlarla kademeli olarak yeniden karşılaşmak
- Güvenlik ve gelecek planı yapmak
Bu süreçte aile de belirli görüşmelere katılır. Bilişsel davranışçı terapi sayfamızda bu yöntemin genel çerçevesini bulabilirsin.
EMDR
EMDR, travmatik anıların yeniden işlenmesine yardımcı olan yapılandırılmış bir terapi yöntemidir. Göz hareketleri ya da dönüşümlü dokunma gibi iki yönlü uyaranlar eşliğinde, rahatsız edici anının yükü azaltılır ve anı, artık bugünü yöneten bir tehlike sinyali olmaktan çıkıp geçmişe ait bir hatıraya dönüşür. EMDR, ergenlerde travma tedavisinde etkinliği araştırmalarla gösterilmiş yöntemlerden biridir.
İlaç tedavisi
TSSB'nin ilk tedavisi terapidir. Ancak eşlik eden depresyon, yoğun kaygı ya da ağır uyku sorunları terapiye katılımı zorlaştırıyorsa ilaç tedavisi destekleyici olarak kullanılabilir.
Kendin için yapabileceklerin
- Rutinini koru: Düzenli uyku, yemek ve okul saatleri, beynine güvenlik sinyali verir.
- Bedenini sakinleştir: Yavaş nefes, yürüyüş ya da sıcak bir duş, aşırı uyarılmışlığı azaltır.
- Topraklanma: Bir anı seni ele geçirdiğinde etrafında gördüğün beş şeyi, duyduğun dört sesi, dokunabildiğin üç şeyi say. Bu, zihnini şimdiye geri getirir.
- Yalnız kalma: Güvendiğin insanlarla vakit geçirmek, anlatmaya hazır olmasan bile iyileştiricidir.
Ebeveynler için
Travma yaşamış bir gencin ebeveyni olmak çok zorlayıcıdır. Siz de aynı olayı yaşamış olabilirsiniz ve kendi tepkilerinizle baş etmeye çalışıyor olabilirsiniz. Gencinize sakin, öngörülebilir ve güvenli bir ortam sunmak, iyileşmesinin temelidir. Onu olayı anlatmaya zorlamayın; ama anlatmak istediğinde dinlemeye hazır olduğunuzu gösterin. Öfke patlamalarının ve geri çekilmenin travmanın bir parçası olabileceğini bilmek, bunları kişisel algılamamanıza yardımcı olur. Kendi desteğinizi de ihmal etmeyin; aile temelli tedavi görüşmeleri bu süreçte ailenin bütününe destek olabilir.
Sık sorulan sorular
Travmayı konuşmak durumu kötüleştirmez mi?
Travmanın kontrolsüz biçimde tekrar tekrar anlatılması yararlı olmayabilir. Ancak terapide, gencin hazır olduğu hızda, güvenli bir ortamda ve becerilerle desteklenerek yapılan çalışma, belirtilerin azalmasının en etkili yoludur.
Belirtiler aylar sonra başlayabilir mi?
Evet. Bazı gençlerde belirtiler olaydan hemen sonra değil, aylar sonra ortaya çıkabilir ya da belirginleşebilir. Bu nedenle gecikmeli başlayan değişiklikler de değerlendirilmelidir.
Deprem gibi toplu afetlerden sonra ne yapmalıyız?
Afetten sonraki ilk dönemde güvenliğin sağlanması, rutinlerin yeniden kurulması ve gençlerin sevdikleriyle bir arada olması en önemli adımlardır. Belirtiler bir aydan uzun sürüyor ya da günlük yaşamı belirgin biçimde etkiliyorsa profesyonel destek alınmalıdır.
Tedavi ne kadar sürer?
Travma odaklı terapiler genellikle birkaç ay süren düzenli görüşmelerle yürütülür. Tek bir olaya bağlı travmalarda süreç daha kısa, uzun süreli ve tekrarlayan travmalarda daha uzun olabilir.