İçeriğe geç
ANKARAÇocuk Ergen Psikiyatristi Randevu Al
Terapiler

Ergenlerde ilaç tedavisi

İlaç, bazı durumlarda tedavinin önemli bir parçasıdır. Ne zaman gerektiğini, nasıl izlendiğini ve hangi soruları sormanın hakkın olduğunu bilmek, karar sürecinde kendini daha güvende hissetmeni sağlar.

İlaç neden bu kadar çok soru doğurur?

“İlaç” sözcüğü, pek çok genç ve aile için kaygı verici gelir. “Bağımlı olur muyum?”, “Kişiliğim değişir mi?”, “Ömür boyu kullanmak zorunda kalır mıyım?”, “İnsanlar öğrenirse ne düşünür?” Bu sorular çok doğaldır ve her biri açıkça konuşulmayı hak eder.

Ruh sağlığında ilaç tedavisi, tedavinin tek yolu değildir; ama bazı durumlarda en etkili araçlardan biridir. Tıpkı astımı olan bir gencin nefes açıcı kullanması ya da şeker hastalığı olan bir gencin insülin kullanması gibi, bazı ruhsal durumlarda da beyin kimyasını dengeleyen ilaçlar iyileşmenin önemli bir parçası olabilir.

Bu karar sana rağmen değil, seninle birlikte verilir

Bir ergen olarak, ilaç kararında söz hakkın olmalı. Görüşmelerde psikiyatristin sana neden ilaç düşündüğünü, ilacın ne yapacağını, ne kadar sürede etki edeceğini ve olası yan etkilerini açıkça anlatır. Sorularını sormak, kaygılarını dile getirmek ve gerekirse düşünmek için zaman istemek senin hakkındır. Araştırmalar da karara katılan gençlerin tedaviye daha iyi uyduğunu ve daha iyi sonuç aldığını gösteriyor.

Annesiyle birlikte buzdolabına takvim işaretleyen çocuk, ergenlerde ilaç tedavisi takibini gösteriyor.

Ne zaman ilaç düşünülür?

İlaç tedavisi her başvuruda önerilmez. Pek çok durumda terapi, aile çalışmaları ve yaşam düzeninin düzenlenmesi ilk seçenektir. İlaç genellikle şu durumlarda gündeme gelir:

  • Belirtiler orta ya da ağır şiddette olduğunda
  • Okul, arkadaşlık ve aile yaşamı ciddi biçimde etkilendiğinde
  • Terapi tek başına yeterli olmadığında ya da belirtiler terapiye katılmayı bile çok zorlaştırdığında
  • Gencin güvenliği risk altında olduğunda
  • İlacın etkinliğinin çok iyi kanıtlandığı belirli durumlarda, örneğin orta ve ağır DEHB'de

Ergenlerde kullanılan başlıca ilaç grupları

Aşağıdaki bilgiler genel bir çerçeve sunmak içindir. Her gencin tedavisi kendi durumuna göre bireysel olarak planlanır.

Antidepresanlar

Depresyon, kaygı bozuklukları ve obsesif kompulsif bozuklukta en sık kullanılan ilaç grubudur. Etkileri genellikle birkaç hafta içinde ortaya çıkmaya başlar ve tam etki için daha uzun bir süre gerekebilir. Başlangıç döneminde mide bulantısı, baş ağrısı, uyku değişiklikleri gibi yan etkiler görülebilir ve bunlar çoğu zaman birkaç hafta içinde azalır. Ergenlerde tedavinin ilk haftalarında ruh hâlindeki değişiklikler yakından izlenir; kendine zarar verme düşüncelerinde artış gibi bir değişiklik fark edilirse hemen bildirilmesi gerekir. Daha fazla bilgi için depresyon, anksiyete ve OKB sayfalarımıza bakabilirsin.

Dikkat eksikliği ilaçları

DEHB tedavisinde kullanılan uyarıcı ve uyarıcı olmayan ilaçlar, dikkat süresini artırır ve dürtüselliği azaltır. Uyarıcı ilaçların etkisi genellikle aynı gün içinde başlar. İştah azalması, uykuya dalmakta güçlük ve baş ağrısı sık görülen yan etkilerdir. Boy, kilo, nabız ve tansiyon düzenli olarak izlenir.

Antipsikotikler

Psikotik bozukluklar ve iki uçlu bozukluk gibi durumların yanı sıra, bazı gençlerde ağır saldırganlık, yoğun öfke patlamaları, ağır tikler ya da otizme eşlik eden davranış sorunlarında kullanılabilir. Kilo artışı ve metabolik değişiklikler açısından düzenli kan tahlilleriyle izlenir.

Duygu durum dengeleyiciler

İki uçlu bozuklukta ve bazı ağır duygu düzenleme sorunlarında kullanılır. Bazılarında kan düzeyinin ve organ işlevlerinin düzenli takibi gerekir.

Uyku ve kaygı için kısa süreli kullanılan ilaçlar

Bazı ilaçlar yalnızca çok kısa süreli ve özel durumlarda kullanılır. Bağımlılık riski taşıyan ilaçlar ergenlerde mümkün olduğunca kullanılmaz; kullanıldığında da çok sınırlı bir süre için ve yakın izlemle verilir.

İlaç başlamadan önce

İlaç kararından önce ayrıntılı bir değerlendirme yapılır. Bu değerlendirmede:

  • Tanı netleştirilir; çünkü ilacın etkinliği doğru tanıya bağlıdır.
  • Gencin genel sağlık durumu, kullandığı diğer ilaçlar ve alerjiler sorulur.
  • Ailede kalp hastalığı, ani ölüm ya da belirli psikiyatrik hastalıklar olup olmadığı öğrenilir.
  • Gerekli görüldüğünde kan tahlilleri, kalp elektrosu ya da tansiyon ölçümü gibi başlangıç tetkikleri yapılır.
  • Gencin ve ailenin ilaçla ilgili kaygıları ve beklentileri konuşulur.

Tedavi süreci nasıl ilerler?

Düşük dozla başlamak

Ergenlerde ilaçlar genellikle düşük dozla başlanır ve etkisine ve yan etkilerine göre yavaş yavaş artırılır. Bu yaklaşım, yan etki riskini azaltır ve en uygun dozun bulunmasını sağlar.

Düzenli kontroller

İlaç başlandıktan sonra ilk haftalarda daha sık kontrol görüşmeleri yapılır. Bu görüşmelerde belirtilerdeki değişim, yan etkiler, uyku, iştah ve okul yaşamı değerlendirilir. Gerekirse ölçekler kullanılarak ilerleme sayılarla izlenir.

Terapiyle birlikte

İlaç tedavisi çoğu zaman tek başına değil, bilişsel davranışçı terapi ya da aile temelli tedaviler gibi yaklaşımlarla birlikte uygulanır. İlaç belirtilerin yoğunluğunu azaltır; terapi ise gencin bu belirtilerle baş etme becerilerini güçlendirir ve yeniden ortaya çıkma riskini azaltır.

İlaç ne kadar süre kullanılır?

Süre, tanıya ve gencin yanıtına göre değişir. Örneğin depresyon ve kaygı bozukluklarında belirtiler düzeldikten sonra da bir süre daha ilaç kullanılması, hastalığın geri gelme riskini azaltır. Bu süre dolduğunda, ilaç hekim kontrolünde ve yavaş yavaş azaltılarak bırakılır. İlacın aniden kesilmesi, bazı ilaçlarda rahatsız edici bırakma belirtilerine ve hastalığın geri dönmesine yol açabilir. Bırakma zamanı için okulun ve sınavların daha sakin olduğu dönemler tercih edilir.

Yan etkiler hakkında

Her ilacın olası yan etkileri vardır; ama her yan etki her gençte görülmez. Yan etkilerin çoğu hafiftir ve zamanla azalır. Önemli olan, fark ettiğin her değişikliği, ne kadar küçük görünürse görünsün, kontrol görüşmesinde ya da gerekirse daha önce paylaşmaktır. Bazı yan etkiler doz ayarıyla, ilacın alınma saatini değiştirerek ya da başka bir ilaca geçerek çözülebilir.

İlaç ve alkol, madde kullanımı

Psikiyatrik ilaçlarla birlikte alkol ya da başka madde kullanımı, ilaçların etkisini değiştirebilir ve yan etkileri artırabilir. Bu konuyu psikiyatristinle dürüstçe konuşabilirsin; amaç seni yargılamak değil, güvenliğini sağlamaktır.

Ebeveynler için

İlaç kullanan bir gencin ebeveyni olarak en önemli görevleriniz, ilacın düzenli kullanılmasını desteklemek, değişiklikleri gözlemlemek ve kontrol görüşmelerine düzenli katılımı sağlamaktır. İlaçların evde güvenli bir yerde saklanması da önemlidir. Gencinizin kendi ilacını sorumlu biçimde kullanmayı öğrenmesi için kontrolü yaşına uygun biçimde yavaş yavaş ona devretmek, bağımsızlığını destekler.

Sık sorulan sorular

Bu ilaçlara alışır mıyım, bağımlı olur muyum?

Ergenlerde en sık kullanılan antidepresanlar ve DEHB ilaçları, hekim kontrolünde kullanıldığında bağımlılık yapmaz. Bağımlılık riski taşıyan ilaçlar ise çok sınırlı durumlarda ve kısa süreyle kullanılır. Bırakma sürecinde yaşanabilecek geçici belirtiler bağımlılık anlamına gelmez; dozun yavaş azaltılmasıyla önlenebilir.

İlaç kişiliğimi değiştirir mi?

Hayır. Doğru tanıyla ve doğru dozda kullanılan ilaçlar, kişiyi başka biri yapmaz. Tersine, hastalığın gölgelediği gerçek kişiliğin yeniden ortaya çıkmasına yardımcı olur. Kendini olağandışı biçimde duygusuz ya da farklı hissedersen, bunu mutlaka paylaşmalısın.

İlaç kullandığım okulda bilinmek zorunda mı?

Hayır. Bu bilgi senin ve ailenin kararıyla paylaşılır. Okul saatlerinde ilaç alınması gerekiyorsa, bu durum gizliliğe dikkat edilerek planlanabilir.

İlacı unuttuğumda ne yapmalıyım?

Bu durum ilaca göre değişir. Unutulan dozla ilgili ne yapman gerektiği, ilaç başlanırken sana ve ailene açıkça anlatılır. Emin olmadığında iki dozu birlikte almamalı, hekimine danışmalısın.

İlaç kullanırken spor yapabilir miyim?

Çoğu durumda evet; düzenli spor tedaviye de olumlu katkı sağlar. Bazı ilaçlarda nabız ve tansiyon izlemi gerektiğinden yoğun sporla ilgili soruları kontrol görüşmesinde konuşmak yararlıdır.